"

TERÂVİH NAMAZI

" Kelimesi için arama sonuçları
İslami Terimler Sözlüğü

TERÂVİH NAMAZI (Özel isim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Ramazân ayında yatsı namazından sonra kılınan yirmi rek'atlik nâfile namaz.Ey müslümanlar! Üzerinize öyle büyük bir ay gölge vermek üzeredir ki, bu aydaki birgece (Kadir gecesi) bin aydan daha hayırlıdır. Allahü teâlâ bu ayda, her gün oruçtutulmasını emretti. Bu ayda geceleri terâvih namazı kılmak da sünnettir. (Hadîs-işerîf-Riyâd-ün-Nâsihîn)Erkeklerin ve kadınların terâvih namazı kılması sünnet-i müekkededir. Cemâatle birliktekılınması da sünnet-i kifâyedir. Yâni câmide cemâat ile kılındıkta, başkaları evde yalnızkılabilir, günâh olmaz. (M. Zihni Efendi)Eshâb-ı kirâmın hepsi terâvih namazını cemâat ile yirmi rek'at kıldılar. Dört halîfeye veEshâb-ı kirâmın icmâ'ına (söz birliğine) uymamız hadîs-i şerîf ile emredilmiştir. (Tahtâvî)Kur'ân-ı kerîm, Ramazan'da indi. Kadir gecesi bu aydadır. Ramazân-ı şerîfte hurma ile iftâretmek sünnettir. Bu ayda terâvih namazı kılmak ve hatim okumak mühim sünnettir. (AhmedFârûkî)
İslami Terimler Sözlüğü

TERÂVİH NAMAZI

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Ramazân ayında yatsı namazından sonra kılınan yirmi rek'atlik nâfile namaz. Ey müslümanlar! Üzerinize öyle büyük bir ay gölge vermek üzeredir ki, bu aydaki bir gece (Kadir gecesi) bin aydan daha hayırlıdır. Allahü teâlâ bu ayda, her gün oruç tutulmasını emretti. Bu ayda geceleri terâvih namazı kılmak da sünnettir. (Hadîs-i şerîf-Riyâd-ün-Nâsihîn) Erkeklerin ve kadınların terâvih namazı kılması sünnet-i müekkededir. Cemâatle birlikte kılınması da sünnet-i kifâyedir. Yâni câmide cemâat ile kılındıkta, başkaları evde yalnız kılabilir, günâh olmaz. (M. Zihni Efendi) Eshâb-ı kirâmın hepsi terâvih namazını cemâat ile yirmi rek'at kıldılar. Dört halîfeye ve Eshâb-ı kirâmın icmâ'ına (söz birliğine) uymamız hadîs-i şerîf ile emredilmiştir. (Tahtâvî) Kur'ân-ı kerîm, Ramazan'da indi. Kadir gecesi bu aydadır. Ramazân-ı şerîfte hurma ile iftâr etmek sünnettir. Bu ayda terâvih namazı kılmak ve hatim okumak mühim sünnettir. (Ahmed Fârûkî)